siyasi liderliğin asgari şartı geleceği öngörmektir

1 Şubat2013 tarihinde www.gazete5.com ve www.swbinmedya.com'da yayınlanmıştır

Liderlik, gelecek zamanda yaşayabilmek demektir. Geleceği öngörebilen, gelecekte ne olacağını tahmin edebilen, olayları, olmadan önce ve olurken (süreç devam ederken) yönlendirebilen liderler, başında bulundukları örgütü başarıya taşırlar. Örgütlerin, toplumların, milletlerin başarısı, liderlerin gelecek öngörüsündeki isabet oranı ile doğru orantılıdır.

Lider ile yönetici arasındaki fark, tamamen geleceği öngörme yeteneğinde yatar. Yönetici, geleceği öngörebildiği oranda lider olur. Gelecekte ne olacağını doğru tahmin eden ve başında bulunduğu örgütü öngörüleri doğrultusunda dönüştüren yöneticilere lider denir.

Siyasi liderlik ise çok daha karmaşıktır. Siyasi lider ekonomik, bilimsel, askeri, düşünsel öngörüleri harmanlayarak, resmin bütününe bakarak, kendi gelecek öngörüsünü ve hedefini ortaya koyar. Toplumun gittiği istikameti doğru algılayan, toplumun gittiği istikamete göre partisine hedefler belirleyen, aynı zamanda topluma yeni istikamet tayin eden siyasetçi ve liderler, rakiplerinin önüne geçerler. Değişimi algılayıp takip edemeyenler hakkında ise zaman hükmünü icra eder. Onlar, günlük polemiklerin tatlı çekiciliğine kapılıp, “nasıl cevap verdim, nasıl laf soktum” vesaire gibi avuntularla görev sürelerini tamamlayıp, başında bulundukları örgüte, topluma ve devlete hiçbir şey kazandırmadan tarih sahnesinden çekilirler.

Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetmeye talip olan herkes, gelecekle ilgili öngörülerde bulunmalı, projeksiyonlar yapmalı, toplumun önüne yeni hedefler koymalı, devletimizin ve milletimizin 10-20-50-100 sene sonra hangi noktada olması gerektiği ile ilgili hedefler ve bu hedeflere ulaşabilmek için yol haritaları belirlemelidir. Her kim “siyaset yapacağım” diyorsa, bu sorumluluğu otomatik olarak yüklenmiş demektir.

Önümüzdeki 50 yılda dünya nüfusu ne olacak, ülkemizin nüfusu ne olacak, gıda ihtiyacı nasıl karşılanacak, enerji ihtiyacı nasıl karşılanacak, anlaşmazlıklar hangi noktalarda çıkacak, hangi hastalıklar başımıza dert açacak, dünyanın hani bölgesi gelişecek, hangi bölgesi geri gidecek, hangi felsefi fikirler öne çıkacak gibi yüzlerce soruya cevap aranmalıdır. Ülkesinin geleceği ile ilgili sözü olan herkes öncelikle kendi uzmanlık alanında olmak üzere bir gelecek projeksiyonu yapmalı, bu projeksiyonlar siyasetçiler tarafından işlenerek toplumsal hedeflere dönüştürülmelidir.

Geleceği doğru tahmin edebilmek, günümüzün bilgisine sahip olmayı gerektirir. Belli bir yaşın üstünde olanların günümüzün bilgisine sahip olabilmesi ise gerçekten zordur. Çünkü bilginin niteliği her şeyi ile değişmiş durumdadır. 50’li yaşlarda olanlar, kendi eğitimlerinin daha iyi olduğunu, çocuklarından çok daha fazla şey bildiklerini düşünürler. Oysa gerçek hiç de öyle değildir. Son 20 yılda üretilen bilginin insanlık tarihinde üretilen tüm bilgiden daha fazla olduğu söylenir. 50’li yaşlarda olanların kitaplarında evet, bit-pire ile ilgili bilgi vardı ama megabayt ile ilgili hiçbir bilgi yoktu. Gen’in ne olduğunu bilmiyorlardı. Ana karnındaki çocuğun cinsiyetinden doktorların bile haberi yoktu mesela. Kredi kartı, internetten alış-veriş gibi kavramların bilgisine sahip değillerdi. Onlar, kendi zamanlarının bilgisine sahiptiler, çocukları ise şimdiki zamanın bilgisine sahiptir.

Bütün bu uzun girizgâhı şunun için yaptım; Siyaset ve liderlik, eski adamların, eskide kalmış, eskide yaşayan, eski bilgiye sahip adamların ya da kadınların işi değildir. Siyaseti günlük tartışmalar ekseninde ve geçmişin kavramıyla yapanların, bu topluma verebilecekleri hiçbir şey yoktur. Ne kendilerine, ne örgütlerine, ne de insanlara bir katkıları olmaz. Kısır tartışmaların içinde başkalarını suçlayarak günlerini geçirirler.

Başarılı bir işadamı, siyasetçi, meslek sahibi ve bir lider olabilmek için, güncel tartışmalara geleceğin perspektifinden bakabilmek gerekir. Geleceği anlamakta zorlanıyorsanız, size bir tüyo vereyim: çocuklarınıza bakın, bilmediğiniz şeyleri onlara sorun, işiniz kolaylaşacaktır.

 
 

 

 
  Siyasetçinin El Kitabı   |   Önsöz   |   İçindekiler   |   Basında Kitabımız   |   İsteme Formu   |   Görüşlerim   |   Görüş ve Önerileriniz   |   İletişim

 
 Facebook Sayfası  Twitter Sayfası © 2012 Siyasetçinin El Kitabı - Yüksel Bölük