Nizam-ı alem yolunda Büyük Türkiye İmparatorluğu

25 mart 2013 tarihinde www.gazete5.com'da yayınlanmıştır.

Kürt meselesini çözüyoruz, hem de çözülebilecek en iyi şekilde. Bölünerek değil, büyüyerek, gücümüze güç katarak, önümüze yeni yeni hedefler koyarak ilerliyoruz.

Nevruz günü Diyarbakır’da apoya söylettirilen şey, bu “Büyük Türkiye” vizyonu idi. İronik değil mi, yıllarca Türkiye’yi bölmeye çalışan adama, Büyük Türkiye’yi dillendirtmek.

Geleceği tahmin etmeye çalışmak zor iştir. Şundan ki, veri durum bilinmezlerle doludur. Bir anda her şey değişir. Çekincemizi kayda geçirerek, bugünkü şartlar altında bundan sonra olacakları tahmin etmeye çalışalım. Hadi birlikte biraz hayal kuralım.

Bu yaz Suriye meselesi çözülecek. En kötü senaryoda bile, Suriye bölünecek ve Bayırbucak Türkmenleri, Kürt ve Arap aşiretlerinin yaşadığı Kuzey Suriye (yani Osmanlı’nın eski Halep vilayeti) bağımsızlığını kazanacak.

Irak’taki Şii Yönetimin ve İran’ın Kuzey Irak Kürtlerine yaptığı baskı artacak, Kuzey’deki Kürtler (Kerküklü Türkmenlerle birlikte, yani Osmanlının Musul vilayeti) kendilerini koruyacak güçlü bir devlet arayacaklar.

Nevruz günü apoya söylettirildiği gibi, bir “Milli Barış ve Dayanışma Konferansı” toplanacak, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’deki Kürt, Türk, Arap ve diğer unsurlar Türkiye ile birlikte hareket etmek isteyecekler. Yöntem tartışılabilir, gevşek bir federasyondan, yeni büyükşehir belediyeleri yasasının sağladığı yerel özerklik imkânlarının kullanıldığı tam birlikteliğe kadar pek çok formül kullanılabilir.

Yunanistan’la aramız bugüne kadar hiç olmadığı kadar iyidir, daha da iyi olacak. Kıbrıs meselesi hızla çözüm yoluna girecek, Akdeniz’deki doğalgaz ve petrol yatakları üzerinden İsrail, Mısır, Türkiye ve Yunanistan arasında büyük bir ortaklık kurulacak, (mesela çok uluslu bir petrol şirketi) yaratılan sinerji bütün bölge ülkelerini bu birliğe katılmaya zorlayacak. Tabii, yılların Filistin sorunu da beraberinde çözülecek.

Kuzey’de Gürcistan şu anda yeni vilayetimiz gibi, aramızdaki sınırlar tamamen sanal, her konuda birlikte hareket ediyoruz.

Çözülmesi gereken bir tek Ermeni meselesi kalıyor, yakındır, Ermenistan ve Karabağ meselesinde de çok güçlü ve yeni adımlar atılacak.

Bölgemizde İngilizlerin cetvelle çizdiği yapay sınırlar anlamsızlaşacak.

Bütün bu saydığım gelişmeler yıldırım hızıyla olacak.

Bu yeni büyük ülkenin adını nevruz mesajında yine apoya söylettiler: Türkiye. Peki bayrağı nasıl olacak? Tabii ki, Ayyıldızlı Türk Bayrağı. Başbakanından Cumhurbaşkanına kadar dile getirilen“Diyarbakır’da neden Türk Bayrağı yoktu” söyleminin sebebi de işte budur.

Ben, Büyük Türkiye İmparatorluğu’nu hayal ediyorum. Bütün ömrüm boyunca bu hayali kurdum. “Nizam-ı alem i’la-yi kelimatullah” hayali ile yaşadım. Madem hayal kuruyoruz, neden büyük olmasın? Benim hayalim, 90 yıl önce uhdemizde bulunan “Hilafet” kavramını yeniden ihdas etmiş, yani bütün İslam dünyasının manevi lideri olmuş Büyük Türkiye İmparatorluğu.

Ne dersiniz, bu hayalim, bugün gerçeğe çok daha yakın değil mi?

 
 

 

 
  Siyasetçinin El Kitabı   |   Önsöz   |   İçindekiler   |   Basında Kitabımız   |   İsteme Formu   |   Görüşlerim   |   Görüş ve Önerileriniz   |   İletişim

 
 Facebook Sayfası  Twitter Sayfası © 2012 Siyasetçinin El Kitabı - Yüksel Bölük