Korkmayın gelecek Türk milletinin olacak

11 Nisan 2013 tarihinde www.gazete5.com'da yayınlanmıştır.

Bir bölünme korkusudur aldı başını gidiyor. Bir kez daha toprak kaybetmekten, bir kez daha küçülmekten korkan hatırı sayılır bir çoğunluk var.

Korku, ruhları ve akılları öyle esir almış ki, ne doğru bir tarih okuması yapılabiliyor ne de gerçekçi bir gelecek kurgulaması ortaya konulabiliyor. Korkunun esiri olanlar, doğal olarak tarihin sunduğu fırsatları da göremiyorlar.

Ortalıkta o kadar çok gerçek dışı tezvirat dolanıyor ki, son yıllarda olanları kısaca hatırlamakta fayda var:

Amerika’nın Irak’ı işgali ile birlikte Kuzey Irak’ta görece bağımsız bir Kürt bölgesi oluştu. Kuzey Irak Kürt bölgesi sahip olduğu doğal kaynaklar ve Saddam yönetiminden kendisine kalan kaynaklarla hızla zenginleşti ve bir çekim merkezi oluşturdu.

Libya, Tunus ve Mısır’da yönetimlerin değişmesine neden olan Arap baharı hareketi Suriye’ye sıçradı ve Kuzey Suriye’nin bazı bölgelerinde bugüne kadar nüfus cüzdanı dahi olmayan Kürtler bir nevi egemenlik kurdular.

Arap baharı hareketinden etkilenen PKK, 2012 yazında Şemdinli’de büyük bir kalkışma başlattı. PKK kalkışmasını bir halk hareketine dönüştürmek istiyordu ancak Kürtler PKK’ya zerre prim vermediler, hatta şehir merkezinde saklanan teröristleri güvenlik güçlerine ihbar ettiler ve büyük bir temizlik yapıldı.

TSK, bugüne kadar terörle savaşmak yerine siyaset yapan komuta kademesinden kurtulunca hızla yeniden organize oldu, profesyonel birlikler, insansız hava araçları ve daha pek çok yeni unsurla 2012 yılında PKK’ya çok büyük kayıplar yaşattı. ASLINDA 2012 YILINDA PKK FİİLEN YENİLDİ, SİLAHLA HERHANGİ BİR KAZANIM ELDE EDEMEYECEĞİNİ KESİN OLARAK ANLADI.

Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi Irak Şii yönetimi ile savaşacak noktaya geldi ve Türkiye’den başka tutunacak dalı kalmadı.

Suriye meselesi kısa zamanda çözülecek ve Suriye’de Suriyeli Kürtlerle birlikte Suriyeli Türkmenlerinde etkin olacağı bir yapı kurulacak.

Türkiye, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye ile birlikte, sınırlar değişmese bile fiili olarak bir genişleme yaşayacak. BUGÜN İTİBARİYLE EN AZINDAN MİSAK-I MİLLİ SINIRLARI İÇİN BU HEDEF SON DERECE GERÇEKÇİDİR.

Bu arada, Ortadoğu’da sıkışan İsrail, Türkiye ile yeniden dost olabilmek için tarihinde ilk kez özür diledi.

Arap baharı ile birlikte Libya, Mısır gibi ülkeler Türkiye ile birlikte hareket etmeye başladılar.

Ekonomik olarak batan Güney Kıbrıs, Akdeniz petrolleri karşılığında Rusya ile işbirliği yapmaya kalkıştı ancak Türkiye’nin müdahalesi ile Rusya bu işe giremedi. Akdeniz’de Türkiye olmadan herhangi bir adım atılamayacağı net olarak ortaya konuldu.

ŞU ANDA ÖYLE BİR NOKTADAYIZ Kİ, YA HIZLA BÜYÜYECEK YENİ BİR İMPARATORLUK OLACAĞIZ, YA DA KORKULARIMIZ BİZİ BÖLÜNMEYE GÖTÜRECEK.

Tarihin Türkiye’nin önüne koyduğu fırsatı 30 yılın canisi apo bile İmralı’dan görmeyi başardı ve Kürtleri Büyük Türkiye’nin bir parçası yapmaya çalışıyor.

SİLAHLARIN SUSMASINDAKİ KERAMET BUDUR.

Kürtler de durumu kavramış görünüyorlar. Ya terörden kavrulmuş bir bölgede endişe ve korku içinde yaşayacaklar, ya da Büyük Türkiye’nin bir parçası olacaklar.

Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi varsa, Rusya’nın sıcak denizlere inme projesi varsa, İran’ın, İsrail’in, Avrupa Birliği’nin kendi projeleri varsa, Türkiye’nin de bir projesi var.

Son yüz yılda hiç yapamadığımız bir şeyi yapıyoruz ve kendi oyun planımızı kuruyoruz.

Haklısınız, bugüne kadar hep Amerika, İsrail, Rusya, İngiltere, Almanya’nın oyuncağı olduk. Ama artık oyuncak olma devri bitti.

TÜRKLERİN DEVRİ YENİDEN BAŞLIYOR.

İçimizdeki korkaklar, bu milletin, Türk milletinin daha önce defalarca yaptığı gibi yeniden birimparatorluk kurabileceğine inanmıyorlar.

İşte buradan haykırıyorum, BEN EMPERYALİSTİM, BÜYÜK TÜRKİYE’Yİ, YENİ BİR CİHAN DEVLETİNİ KURABİLECEĞİMİZE TÜM KALBİMLE İNANIYORUM.

Korkularımızın esiri olmazsak eğer, kendimize biraz güvenirsek, insanımıza inanırsak bu işi başarabiliriz.

Korkakların yönettiği Türkiye, İsrail’in, Amerika’nın, Avrupa Birliği’nin, tekelci sermayenin, darbeci generalin, terör örgütünün oyuncağı olan Türkiye’ydi.

ARTIK BÜYÜDÜK, ÇOĞALDIK, KABUĞUMUZU KIRMANIN, ERGENEKON’DAN BİR KEZ DAHA ÇIKMANIN ZAMANI GELDİ.

 
 

 

 
  Siyasetçinin El Kitabı   |   Önsöz   |   İçindekiler   |   Basında Kitabımız   |   İsteme Formu   |   Görüşlerim   |   Görüş ve Önerileriniz   |   İletişim

 
 Facebook Sayfası  Twitter Sayfası © 2012 Siyasetçinin El Kitabı - Yüksel Bölük